Killerin Sınıflandırılması ve Çamur Hazırlama Teknikleri

Seramik Bilgi, Seramik Endüstrisi, Seramik Ürünleri Add comments

Killerin Sınıflandırılması
Killerin günümüzdeki sınıflandırılması ise ancak X ışınları, elektron mikroskobu ve kesin analiz metotlarının kullanılması ile gerçekleşmiştir Bieler (1953), tarafından önerilen ve halen geçerli olan kuramsal sınıflandırmaya göre killer şu şekilde sınıflandırılmaktadır.(Tablo 1)
Tablo 1 Kuramsal kil sınıflandırılması (Bieler, 1953).

kuramsal kil siniflandirmasi Killerin Sınıflandırılması ve Çamur Hazırlama Teknikleri

 

Çamur Hazırlama Yöntemleri

Doğadaki kili, içerisinde bulunan kırıntı halindeki yabancı maddelerden, organik katkılardan arındırmak, depolamak için, toprağa çukurlar açılır veya kil içeren topraklar özel olarak hazırlanan havuzların içerisine konularak bol su ile kabaca süzülür.

kil cikarma islemi Killerin Sınıflandırılması ve Çamur Hazırlama Teknikleri
Sıvı duruma gelen kil minerali içeren toprağın bünyesindeki büyük kayaç parçacıkları, taşlar ve kırıntıları, çukurun dibine çöker.
Organik katışıklar ise yüzeye çıkar. Bu doğal bir ön işleme yöntemidir. Sulu bulamaç halindeki çamur zaman içerisinde katmanlar halinde çukurun içerisinde birikir. Zenginleşmiş ve parçacık büyüklüğü küçük olan killi çamur üst katmanlarda bulunur. Böylece yabancı maddelerden arındırma işlemi tamamlanmış olur. Seramik ustası veya heykel sanatçısı üst katmanlardaki çamuru yoğurup dinlendirir ve tasarımını uygulamadan önce tekrar yoğurarak kullanıma hazırlar. Teknolojik olarak, bu süreçte; sulu ortamda suda çözünür tuzların uzaklaştığı, karbonatların kısmen çözündüğü, organik maddelerin fermantasyonu sonucu plastikliğin arttığı bu işlemden geçen çamuru şekillendirmenin daha kolay ve uygun olduğu bilinmektedir. Seramik çamurlarının sulu olarak bekletilmesi, yoğrularak dinlendirilmesi oldukça önemlidir ve her seramik ustası tarafından bilinmektedir. Yabancı maddelerden arındırılarak iyileştirme işlemi yapılan kil içeren topraklardan üretilen seramiklerin niteliği de iyileştirme düzeyine bağlı olarak artmaktadır (Ayter,R.2003,250). Kil doğal durumunda plastiktir yani verilmek istenen herhangi bir formu alabilir ve o formu koruyabilir. Su ile karıştırıldığında plastikliğini korur ancak su buharlaştığında bu özelliği yok olur, yeniden eski haline getirmek için tekrar su katılması gerekir. 873 derecenin üzerindeki bir sıcaklıkta fırınlandığında geri döndürülemez bir sekilde sertleşir ve başka bir materyale dönüşür. Kullanılmakta olan bir çok çeşit ve renkte kil vardır ve bazen killer seramik kap yapımında kullanılmak üzere birbirine karıştırılabilir. Killerin çoğu renk katkı maddesi olarak Demir oksit içerir ve bu pişirilme sonrasında deve tüyünden kırmızıya dönen bir renk değişimine yol acar. (Savage,G. Newman,H. 1992;78). Çömlekçi ve heykeltraşlar sayesinde kil, 8000 yıldan fazla bir zamandır insanlık tarihinin neredeyse evrensel olarak kullandığı bir malzeme olmuştur. Bu malzemenin kültüre katkısı onun kendi esas değeriyle ölçülemez çünkü evrensel olarak bu kadar bol miktarda bulunan başka malzeme yoktur. M.Ö. 6. bine dayanan Neolitik Dönem’de Nil ve Fırat Nehirleri boyunca görülen tarım yerleşmeleri ve Anadolu’daki Çatalhöyük yerleşmesinde karşımıza çıkması, kilin bin yıllardır uygarlığın temel malzemesi olduğu gerçeğini desteklemektedir. 873 0C sıcaklıkta pişirildikten sonra bu malzeme, kırılgan fakat bozulmayan fiziksel direncini sonsuza dek koruyacak yeni bir malzemeye dönüşecektir. Pişirilmiş toprağın bu bozulmama özelliği, insanlık tarihi gelişimini anlamamıza son derece büyük katkılar sağlamıştır (Widman, Lorraine Balmuth 1989 s. 41). Pişirilmiş toprak en eski çağlardan günümüze kadar çatı kiremitleri, kullanım gereçleri, yapı malzemeleri ve heykel yapımında sıkça kullanılagelmiş bir malzeme üretim tekniğidir. Birçok araç ve gerecin yanı sıra heykel yapımında en önemli malzeme olan kil, eski çağlarda ve günümüzde de bronz veya mermer heykeller için model yapımı, birçok el aleti ve gereç yapımında kullanılmıştır. Bin yıllar süren uygulamalar sırasında, kullanılan malzemenin türüne, çevre şartlarına ve onu kullanan tasarımcının, üreticinin yaratıcılığına bağlı olarak birçok teknikler geliştirilmiş, kimileri unutulmuş ama daha evrensel olan kimileri günümüze kadar yaşamayı başarmışlardır.

Incoming search terms for the article:

No related posts.


, , , , , , , , , ,

Leave a Reply

Seramik - Banyo Seramik - Fayans Modelleri - Sitemap.xml -
Entries RSS Comments RSS Giriş